Sayfalar

‘‘Gösterilerde 4 Kişi Hayatını Kaybetti’’


ABD’de başkent Washington’da Kongre binası önünde ve içindeki olaylarda toplam 4 kişi hayatını kaybetti, 52 kişi de tutuklandı. Washington Polis Teşkilatı Başkanı Robert J. Contee tarafından gece geç saatte düzenlenen basın toplantısında 47 kişinin Washington Belediye Başkanı Muriel Bowser’in ilan ettiği sokağa çıkma yasağını ihlal ettikleri gerekçesiyle tutuklandığı; bunların da 26’sının Kongre’deki olaylarla bağlantılı olduğu belirtildi. 

 

Başkan Donald Trump’ın çağrısıyla Kongre önünde toplanan destekçilerin bariyerleri aşarak binanın içine girmesi ve ardından yaşanan şiddet olayları nedeniyle başkentte yerel saatle akşam saat 18.00’den itibaren sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti. 

 

Diğerleri ise ruhsatsız ya da yasaklı ateşli silahları taşımaktan tutuklandı.

 

Contee buna ek olarak Cumhuriyetçi ve Demokrat Parti Ulusal Komitelerinin merkezlerinde iki bombanın bulunduğunu bildirdi. 

 

Polis şefi, Kongre binasında bir polis memuru tarafından vurularak öldürüldüğü belirtilen kadının kimliğini ise açıklamayı ailesine henüz haber verilmediği gerekçesiyle reddetti. 

 

Contee diğer 3 kişinin ise gösteriler sırasında başka sağlık sorunlarından dolayı hayatını kaybettiğini bildirdi.

 

Washington polisinden yapılan açıklamada, kadının yaşamını yitirdiği doğrulandı ancak başka ayrıntı verilmedi. Kadının kim tarafından vurulduğu hala belirsiz ancak bir görgü tanığı vurulma olayının güvenlik yetkililerinin protestoculara “geri çekilin” ikazı yaptığı sırada yaşandığını söyledi. 

 

Çarşamba günü Başkan Trump’ın destekçileri Kongre önündeki protesto gösterilerinde binanın içine kadar girmişti. Polisin Kongre’de kontrolu yeniden sağlaması saatler sürdü. Güvenlik birimleri binayı göstericilerden tamamen temizledikten sonra Kongre üyeleri Seçiciler Kurulu’nun 3 Kasım seçimlerinin sonucunu belirleyen oylarının onaylandığı oturuma kaldıkları yerden devam etti. 

 

Göstericiler olaylar sırasında güvenlik barikatlarını aştı, camları kırdı, binaya girebilmek için duvarlara tırmandı. Kongre koridorlarında dolaşan göstericiler polisle arbede yaşadı. 

 

Bazı göstericiler Kongre üyeleri içerideyken Temsilciler Meclisi salonuna müdahale etti. Kapılara vuran göstericiler seçim sonuçlarının onaylandığı oturumun sonlandırılmasını istedi. 

 

Güvenlik görevlileri Kongre üyelerinin güvenli bir yere geçmelerine yardım ederken salonun kapılarına koltukları ve masaları yığarak göstericilerin içeri girmesine engel olmaya çalıştı ve silahlarını göstericilere doğrulttu. 

 

Polis yaklaşık 3 saat boyunca göstericileri Kongre binası ve çevresinden uzaklaştırmaya çalıştı. Akşam 17.30’da binanın göstericilerden tamamen temizlendiği açıklandı. 

 

Kongre binasındaki karmaşa Başkan Donald Trump’ın Beyaz Saray yakınında toplanan binlerce göstericiye seslenmesinin ve onlara Kongre’ye giderek ‘‘öfkelerini göstermelerini’’ söylemesinin ardından yaşandı. 

 

Trump, göstericilere seçimle göreve getirdikleri yetkililere seçim sonuçlarını reddetmeleri için baskı yapmalarını istemişti.

 

https://www.amerikaninsesi.com/a/baskentteki-gosterilerde-4-kisi-hayatini-kaybetti/5728269.html



 

Kongre Seçim Sonucunu Onayladı


3 Kasım seçimlerinde Başkan Donald Trump’a karşı 232’ye 306 seçici delege oyu toplayan Demokrat Joe Biden’ın zaferi, 14 Aralık’ta Seçiciler Kurulu’nun onayından sonra Kongre’den de resmi onayı aldı. 

 

 

23:17 – 6.1.2021

 

Seçimlerde yenilgiyi kabul etmeyen Başkan Donald Trump’a desteklerini ortaya koymak için başkent Washington’a akın eden göstericiler, Kongre binası önündeki bariyerleri aştı. Polisle arbede sonrası Kongre merdivenlerine kadar çıktığı görülen protestoculardan bazıları Kongre binasının içine de girdi. 

 

Yaşananlar üzerine Kongre’de 3 Kasım seçimlerinin Demokrat Joe Biden’ın zaferiyle sonuçlanan Seçiciler Kurulu oylamasını onaylamak için yapılan sembolik Kongre oturumuna ara verildi. 

 

 

23:17 – 6.1.2021

 

Kongre binasına giriş çıkışlar kapatılırken, polisin Kongre binasının içinde Trump yanlısı protestoculara karşı göz yaşartıcı gaz kullanıldığı bildiriliyor. 

 

Reuters bir görgü tanığına dayanarak, bazı protestocuların Temsilciler Meclisi genel kurul salonuna girmeye çalıştığını, salonun kapılarına vurduğunu bildirdi. Kapının önünde silahların çekildiği haberleri de geliyor. 

 

Washington Belediye Başkanı protestolar sonrası kentte yerel saatle 18.00 sonrasında sokağa çıkma yasağı getirdi. 

 

Kongre polisinin Temsilciler Meclisi üyelerine koltuklarının altındaki gaz maskelerini takmaya hazır olmalarının söylendiği belirtiliyor.

 

 

23:30 – 6.1.2021

 

Trump tansiyonun yükselmesinin ardından Twitter'dan destekçilerine, "Kongre polisimizi ve güvenlik görevlilerini lütfen destekleyin. Onlar gerçek anlamda ülkemizin tarafındalar. Barışçı olun" mesajını verdi.

 

Bu arada Başkan Yardımcısı Mike Pence ve Kongre üyelerinin, binadan tahliye edildiği bilgileri geliyor. 

 

Bazı Kongre üyeleri de protestoculara dağılmaları çağrısında bulunuyor. Cumhuriyetçi senatörler Tom Cotton ve Ron Johnson, Kongre'de yaşanan şiddet olaylarının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, protestoculardan dağılmalarını istedi. 

 

Bu arada Reuters'a konuşan bir görgü tanığı, hala Temsilciler Meclisi salonunda ve Kongre'nin katlarında olan bazı üyelerin de Kongre'nin çalışma binalarına götürüldüğünü söyledi. 

 

Başkan Donald Trump, Washington’da eylem düzenleyen, aralarında aşırı sağcı grupların da olduğu binlerce destekçisine seslenerek, “pes etmeyeceğiz” mesajını vermişti. Çoğunun maske giymediği gözlenen eylemciler, 3 Kasım’da yapılan seçimlerin Demokrat Joe Biden’ın zaferiyle sonuçlanan Seçiciler Kurulu oylamasını onaylamak için yapılan sembolik Kongre oturumunu protesto ediyor. Protestocular Beyaz Saray önünde Trump’ın “Kongre’ye yürüyün” çağrısı yaptığı konuşmasının ardından Kongre’ye yürüdü ve ardından da tansiyon yükseldi. 

 

Seçim gününden bu yana zamanının çoğunu sonuçları tersine çevirmeye uğraşarak geçiren ve seçimlere hile karıştığını öne süren Trump, Beyaz Saray önündeki meydanda hazırlanan podyumda yaptığını konuşmada da seçimleri kazandığı iddiasını tekrarladı. 

 

“Amerika’yı Kurtar Yürüyüşü” adlı eylem için başkente akın eden destekçileri, konuşmasında kanıtsız komplo teorilerini yineleyen Trump’a coşkulu destek verdi. 

 

Dev hoparlörlerden Elton John ve Phil Collins gibi sanatçıların şarkılarının çalınmasından sonra podyuma çıkan Trump, “Asla pes etmeyeceğiz, yenilgiyi kabul etmeyeceğiz. Hırsızlık olduğu zaman yenilgiyi kabul etmezsiniz. Ülkemiz bu yaşananlardan bıktı ve artık daha fazla buna katlanmayacağız” dedi. 

 

 

23:26 – 6.1.2021

 

Trump'tan Kongre binasına giren destekçilerine çağrı 

 

ABD Başkanı Donald Trump, Kongre binasına destekçilerinin girmesinin ardından yaşanan gerginliğe ilişkin Twitter'dan açıklama yaptı. Trump, ''ABD Kongresi'ndeki herkesten barışçı olmalarını istiyorum. Şiddet yok. Bizim kanun ve nizam partisi olduğumuzu unutmayın. Yasaya uyun'' mesajını paylaştı. 

 

 

23:51 – 6.1.2021

 

Pence: "Kongre'deki şiddete derhal son verilmeli" 

 

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Kongre'de yaşanan şiddet ve yıkımın derhal son bulması çağrısında bulundu. 

 

Pence Twitter'dan paylaştığı mesajında, olaylara karışan herkesin güvenlik yetkililerine saygı göstermesi ve binayı hemen terk etmesi gerektiğini vurguladı. 

 

"Barışçı protesto her Amerikalı'nın hakkıdır ama Kongre binamıza yönelik bu saldırıya hoşgörü gösterilmeyecektir" diyen Pence, olaylara karışanların yasaların gerektirdiği şekilde yargılanacağının altını çizdi.

 

 

23:57 –6.1.2021

 

"Başkente Ulusal Muhafız birlikleri gönderiliyor" 

 

Associated Press haber ajansına göre, İç Güvenlik Bakanlığı Başkan Trump yanlılarının girdiği Kongre binasındaki olayların bastırılması için takviye federal görevli gönderiyor. 

 

Reuters haber ajansına göre, Virginia Valisi Ralph Northam başkent Washington'a belediye başkanının talebi üzerine Ulusal Muhafız birliklerinin ve 200 eyalet polisinin gönderildiğini açıkladı. Trump yanlısı göstericilerin Kongre binasına girmesiyle yaşanan gerilimde bir kişinin vurulduğu belirtiliyor. Vurulan kişinin durumuna ilişkin net bir bilgi henüz yok.

 

 

00:02

 

Schumer ve Pelosi'den Trump'a Çağrı 

 

Senato'daki Demokrat Lider Chuck Schumer ve Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Başkan Donald Trump'a tüm protestoculardan Kongre binasını terk etmelerini istemesi çağrısında bulundu. 

 

Schumer ve Pelosi yayınladıkları ortak açıklamada, "Başkan Trump'ı, tüm protestoculardan ABD Kongresi ve Kongre alanını derhal terk etmelerini talep etmeye çağırıyoruz" ifadesini kullandı.

 

 

00:06

 

Washington'daki Görüntülere Dünyadan İlk Tepkiler 

 

ABD Kongresi’ndeki görüntülere dünyadan ilk tepkiler Kanada, Almanya ve NATO’dan geldi. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Washington’daki durumun kaygı verici olduğunu ve gelişmeleri yakından takip ettiğini söyledi. Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, ‘‘Washington’dan gelen bu görüntüler Demokrasi düşmanlarını memnun edecek’’ dedi. 

 

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise ‘‘Washington"dan gelen görüntüler şok edici. Demokratik bir seçimin sonuçlarına saygı göstermek gerekir" sözlerini kullandı.

 

AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, ‘‘Bu akşam dünyanın gözü önünde Amerikan demokrasisi kuşatma altında görünüyor. Bu ABD demokrasisine, kurumlarına ve yasaların üstünlüğüne karşı benzeri görülmemiş bir saldırı. Amerika bu değil. 3 Kasım seçimlerinin sonuçlarına tamamen saygı duyulmalı’’ mesajını verdi.

 

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, ‘‘ABD Kongresi’nde utanç verici sahneler. ABD dünyada demokrasiyi temsil ediyor, şimdi iktidarın barış içinde ve usulüne uygun şekilde transferi ABD için hayati önem taşıyor’’ dedi.

 

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ise Washington’dan ve Kongre’den gelen haberleri kaygıyla izliyorum. Amerika’nın demokrasisinin gücüne güveniyorum. Joe Biden’ın yeni yönetimi bu gergin dönemi aşacak ve Amerikan halkını yeniden birleştirecek’’ mesajını iletti.

 

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise ‘‘ABD kurumlarının ve demokrasisinin gücüne inanıyorum. İktidarın barış içinde devri bunların merkezinde yer alıyor. Joe Biden seçimi kazandı. ABD’nin gelecek Başkan’ı olarak onunla çalışmak için sabırsızlanıyorum’’ dedi.

 

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’da Twitter’dan yayınladığı videolu mesajında ABD demokrasisinin gücüne inandıklarını söyledi ve başkent Washington’da yaşananların Amerika’ya uygun olmadığını kaydetti. Washington’a Fransa’nın dostluğunu ve desteğini ileten Macron, ‘‘Biz demokrasiye inanıyoruz’’ dedi.

 

Fransa Dışişleri Bakanı Jean Yves Le Drian, ‘‘Amerikan kurumlarına karşı şiddet içeren eylemler demokrasiye karşı ciddi bir saldırıdır. Bunları kınıyorum. Amerikan halkının iradesine ve oylarına saygı duyulmalı’’ diye yazdı.

 

Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel ise ‘‘ABD Kongresi demokrasinin mabedidir. Bu akşam Washington’daki görüntülere şahit olmak şok edici. ABD’nin iktidarın barış içinde Joe Biden’a transferini sağlayacağına güveniyoruz’’ sözlerini kullandı.

 

 

00:18

 

Biden: ''Demokrasimiz benzeri görülmemiş bir saldırı altında'' 

 

ABD'nin Seçilmiş Başkanı Joe Biden ABD Kongresi'ne Trump yanlılarının girmesinin ardından yaşanan olaylarla ilgili konuştu. ''ABD demokrasisi benzeri görülmemiş bir saldırı altında'' diyen Joe Biden, Başkan Donald Trump'ın televizyonda canlı yayına çıkarak Kongre binasındaki kuşatmaya son verilmesi çağrısında bulunmasını istedi.

 

 

00:51

 

Trump’tan Destekçilerine “Eve Dönün” Çağrısı 

 

Başkan Donald Trump,Twitter’tan videolu mesajla destekçilerine seslenerek, “eve dönün” çağrısında bulundu. Trump mesajında, 3 Kasım’daki başkanlık seçimlerine hile karıştığı iddialarını da yineledi. Trump mesajında destekçilerine hitaben şunları söyledi: “Üzüldüğünüzü biliyoruz. Bizden çalınan bir seçim süreci yaşadık. Büyük farkla kazanılan bir seçimdi. Bunu herkes biliyor, özellikle de diğer taraf. Ama şimdi eve gitmelisiniz. Barış, kanun ve nizam olmalı. Harika insanlarımıza, kanun ve nizama saygı göstermemiz gerekiyor. Kimsenin zarar görmesini istemiyoruz. Çok zor bir zamandan geçiyoruz. Böyle bir şeyin olduğu, hepimizden, benden, sizden, ülkemizin elinden bunu alabildikleri bir durum daha önce hiç görülmemişti. Bu hileli bir seçimdi. Ama bu insanların işine gelecek şeyler yapmamalıyız. Barış olmalı. O nedenle eve gidin. Sizi seviyoruz. Çok özelsiniz. Neler olduğuna, çok kötü ve çok şeytani olan diğerlerinin nasıl muamele gördüğüne tanık oluyorsunuz. Neler hissettiğinizi biliyorum ama eve gidin, barış içinde eve gidin."

 

 

01:11

 

ABD Savunma Bakanı: "Washington'daki Ulusal Muhafız Birliği'ni Tamamen Devreye Soktuk" 

 

ABD Savunma Bakan Vekili Chris Miller, federal ve yerel güvenlik yetkililerine yardımcı olmaları için başkent Washington'daki Ulusal Muhafız Birliği’ni tamamen devreye soktuklarını açıkladı. 

 

Miller yaptığı açıklamada, "Genelkurmay Başkanı Mark Milley’le beraber Kongre’deki durumla ilgili olarak, Başkan Yardımcısı Mike Pence, Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Senato Cumhuriyetçi Lideri Mitch McConnell, Senato Demokrat Lideri Chuck Schumer ve Temsilciler Meclisi üyesi Steny Hoyer’le az önce ayrı ayrı görüşmeler yaptık. Durumla barışçı şekilde başa çıkmaya çalışan federal ve yerel güvenlik yetkililerine yardımcı olmaları için D.C. Ulusal Muhafız Birliği’ni tamamen aktif hale getirdik” dedi. 

 

Miller, yerel yetkililerce gerekli ve uygun görüldüğü takdirde ek destek sağlamaya da hazır olduklarını vurguladı. 

 

Bu arada Amerikan medyasında yer alan haberlere göre, Washington'daki Ulusal Muhafız Birliği'nin devreye sokulması talimatını Başkan Trump değil, Başkan Yardımcısı Mike Pence verdi.

 

 

01:49 

 

Amerikalı Yetkililer: "Kongre Binası Şu Anda Tamamen Güvende" 

 

Amerikalı yetkililer, Başkan Donald Trump yanlısı protestocuların işgaline uğrayan ABD Kongre binasında şu anda güvenliğin tamamen sağlanmış durumda olduğunu açıkladı. Temsilciler Meclisi Güvenlik Müdürü Paul Irving, işgal sırasında binadan tahliye edilen milletvekillerine yaptığı açıklamada, binanın şu anda tamamen güvende olduğunu söyledi.

 

 

02:01

 

Başkent Washington ve Çevresinde Sokağa Çıkma Yasağı Başladı 

 

Başkan Trump'a destek gösterisi düzenleyen protestocuların Kongre binasına girmesiyle başlayan olaylar üzerine ilan edilen sokağa çıkma yasağı akşam 6.00’dan itibaren yürürlüğe girdi. Sokağa çıkma yasağının ilk dakikalarında protestocular Kongre ve Beyaz Saray çevresini boşaltmış değil. 

 

Washington Belediye Başkanı Muriel Bowser’ın duyurduğu "sokağa çıkma" yasağı yarın sabah 06.00’ya (TSİ 14.00) kadar sürecek. Başkent Washington’ın yanı başında Virginia eyaletine bağlı Arlington ve Alexandria’da da sokağa çıkma yasağı uygulanacak. Açıklama Virginia Valisi Ralph Northam’dan geldi.

 

 

02:27

 

Olaylar sırasında vurulan kadın hayatını kaybetti 

 

Associated Press haber ajansına konuşan iki yetkili, Trump yanlılarının başkent Washington'da Kongre binasını işgal ettiği olaylar sırasında vurulan kadının hayatını kaybettiğini açıkladı. Yetkililer kadının nasıl ve kim tarafından vurulduğuna ilişkin ayrıntı vermedi. Olayla ilgili soruşturmayı Metropolitan Polis Departmanı yürütüyor.

 

 

02:49

 

ABD İş Dünyası: “Trump’i Hemen Görevden Alın” 

 

14.000 farklı firmayı temsil eden Ulusal İmalatçılar Birliği, Başkan Donald Trump’ın 20 Ocak günkü devir teslim törenini beklemeden görevden uzaklaştırılmasını istedi. 

 

ABD’nin Exxon Mobil, Pfizer, Toyota gibi önde gelen şirketlerinin yer aldığı ve 14.000 farklı firmayı temsil eden Ulusal İmalatçılar Birliği, Başkan Donald Trump’ın 20 Ocak günkü devir teslim törenini beklemeden görevden uzaklaştırılmasını istedi. 

 

Trump’ın destekçilerinin ABD Kongre binasını işgal etmesinin ardından kurumun başkanı Jay Timmons tarafından yapılan açıklamada Trump’ın iktidarını korumak için şiddeti teşvik ettiğine dikkat çekildi. Trump’a destek veren Kongre üyelerinin de anayasaya bağlılık yeminlerini ihlal etmiş oldukları ve anarşiyi demokrasiye tercih ettikleri kaydedildi. Açıklamada ‘‘Kongre binasından tahliye edilen Başkan Yardımcısı Mike Pence, Kabine ile birlikte çalışarak Anayasa’nın 25’inci Ek Maddesini yürürlüğe koymayı ciddi şekilde düşünmeli’’ denildi. 

 

Anayasa’nın 25’inci Ek Maddesi, başkanın görevini yerine getiremeyeceği durumlarda görevi kısa süreliğine başkan yardımcısının devralmasını öngörüyor. Trump’ın 3 Kasım seçimlerinin galibi Joe Biden’dan görevi devralana kadar iktidarda 14 günü daha var. 

 

 

03:03

 

Kongre'deki Cumhuriyetçiler’den Trump’a Eleştiri 

 

ABD Kongresi’nde aralarında Başkan Donald Trump’a yakın isimlerin de olduğu bazı Cumhuriyetçiler Kongre’de yaşanan olaylarda Trump’ı eleştiren açıklamalar yaptı. 

 

Temsilciler Meclisi’nde Başkan Trump’ı destekleyen Cumhuriyetçi üyelerden Mike Gallagher, protestocuların Kongre binasının camlarını kırdığı sırada Twitter’dan yaptığı açıklamada, “Şu anda ABD Kongresi’nde tam bir muz cumhuriyetçi saçmalığına tanık oluyoruz. Donald Trump, bunun bitirilmesi için çağrıda bulunmalısınız” diye yazdı. 

 

Kongre’deki oylamaların tamamına yakınında Trump’tan yana oy kullanan diğer bir Temsilciler Meclisi üyesi James French Hill de CNBC kanalına yaptığı açıklamada, “Gerginlikte Başkanın da sorumluluğu var” ifadesini kullandı. 

 

Trump’ın yine en yakın destekçilerinden Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham de Twitter mesajında, “Seçilmiş Başkan Biden’ın ulusa hitabında söylediklerine tamamen katılıyorum” dedi ancak Trump’ın adını anmadı. 

 

Trump’ı en çok eleştiren Cumhuriyetçi senatörlerden Mitt Romney ise, “Bugün burada olanlar, ABD Başkanı tarafından teşvik edilen bir isyandı. Meşru, demokratik bir seçimin sonuçlarına itiraz ederek onun bu tehlikeli oyununu desteklemeye devam edenler, demokrasimize karşı eşi görülmemiş bir saldırıda suç ortakları olarak daima hatırlanacaklar” dedi.

 

 

03:04

 

Eski Başkan Bush’tan tepki: “Ancak muz cumhuriyetinde olur” 

 

ABD’nin eski Cumhuriyetçi başkanlarından George W. Bush, Trump yanlılarının işgal ettiği ABD Kongresi’nde yaşanan olayları kınadı. Seçimden bu yana bazı siyasi liderlerin pervasız davranışlarından dehşete düştüğünü belirten Bush, “seçim sonuçlarına bu şekilde karşı çıkmak demokratik cumhuriyetimizde değil; ancak muz cumhuriyetlerinde olur” dedi. 

 

Eşi Laura Bush ile birlikte yaşanan olayları dehşete düşmüş bir şekilde takip ettiklerini belirten eski Bush yaşananları ‘’başkaldırı’’ olarak niteledi. 

 

ABD’nin eski Cumhuriyetçi başkanı Bush, “Kongre binasına yönelik şiddet dolu saldırı ve anayasa uyarınca Kongre’nin düzenlediği oturumun kesintiye uğratılması, tutkuları yanlışlar ve sahte umutlarla ateşlenmiş kişiler tarafından gerçekleştirilmiştir. Başkaldırı, ulusumuz ve itibarımıza ciddi zarar verebilir. ABD’de hukukun üstünlüğünün desteklenmesi her vatansever vatandaşın sorumluluğudur. Seçim sonuçlarından hayal kırıklığına uğrayanlara sesleniyorum: Ülkemiz bugünün siyasi gelişmelerinden çok daha önemlidir. Halk tarafından seçilen yetkililerin görevlerini yerine getirmesine ve seslerimizi barış ve güvenlik içinde temsil etmelerine izin verilmelidir’’ ifadelerini kullandı.

 

 

03:44

 

Polis: “Kongre’de Vurulan Kadın Hayatını Kaybetti” 

 

ABD Kongresi’nin Başkan Donald Trump’ın destekçileri tarafından işgal edilmesi sırasında vurulan kadının hayatını kaybettiği bildirildi. Washington polisinden yapılan açıklamada, kadının yaşamını yitirdiği doğrulandı ancak başka ayrıntı verilmedi. Kadının kim tarafından vurulduğu hala belirsiz ancak bir görgü tanığı vurulma olayının güvenlik yetkililerinin protestoculara “geri çekilin” ikazı yaptığı sırada yaşandığını söyledi.

 

 

04:18

 

Trump’a Facebook YouTube ve Twitter’dan Paylaşım Engeli 

 

Twitter Başkan Donald Trump’ın hesabına 12 saatliğine paylaşım engeli getirdi. Twitter, başkent Washington’da süren şiddet olayları ile ilgili @realDonaldTrump hesabından gönderilen üç mesajın kaldırılmamasını gerekçe gösterdi. Bu ABD Başkanı’nın sıklıkla kullandığı sosyal medya platformunda kendi resmi hesabına getirilen en sert yasak. 

 

Twitter’ın yanı sıra Facebook ve Youtube da Trump’ın paylaştığı 62 saniyelik videolarını kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle kaldırdığını açıkladı. Söz konusu videoda Trump seçimlerin”çalındığına” ilişkin kanıtsız iddialarını sürdürüyordu. 

 

Facebook ise önce Trump videosundaki iddialara ilişkin ABD’de seçimlerin bütünlüğünün yasalar, kuruluş ve kurumlar tarafından sağlandığı uyarısı koydu ancak daha sonra videoyu kaldırdı. 

 

Twitter'ın resmi hesabından yapılan açıklamada, ‘’Washington D.C.’de süregelen eşi benzeri görülmemiş şiddet olaylarının sonucu olarak, @realDonaldTrump hesabından gönderilen üç mesajın, Twitter’ın toplumsal bütünlük politikasının ağır ve sürekli ihlali olması nedeniyle kaldırılmasını talep ettik Bu mesajların kaldırılması sonrasında @realDonaldTrump hesabı 12 saat kilitli kalacak. Bu mesajlar silinmezse, kilit de kaldırılmayacak’’ denildi. 

 

Twitter, toplumsal bütünlük politikası dahil kurallarına uyulmaması durumunda, Başkan Trump’ın hesabının kalıcı olarak askıya alınacağını bildirdi.

 

 

05:03

 

Obama: “Kongre'deki Şiddeti Trump Kışkırttı” 

 

Eski ABD Başkanı Barack Obama, ABD Kongre binasını işgal eden göstericilerin Başkan Donald Trump tarafından kışkırtıldığını söyledi. Barack Obama, Twitter hesabından paylaştığı yazılı açıklamasında, ‘’ Tarih, meşru bir seçimin sonuçları hakkında asılsız yalanlar söylemeyi sürdüren bir başkanın kışkırtmasıyla Kongre Binası'nda yaşanan şiddeti haklı olarak, milletimiz için büyük bir onursuzluk ve utanç anı olarak hatırlayacaktır’’ dedi. 

 

 

05:25

 

Oturumun Başlamasının Ardından Kongre Liderlerinden Açıklamalar 

 

Başkan Yardımcısı Mike Pence Kongre’de Trump destekçilerinin binaya girmesi nedeniyle yarım kalan ve seçilmiş başkan Joe Biden’ın başkanlığının onaylanacağı oturumu yeniden başlattı. 

 

Pence, “Bugün ABD Kongresi’nin karanlık bir günüydü. Ancak başkent polisinin, federal, eyalet ve yerel güvenlik birimlerinin yoğun çabası sayesinde şiddet bertaraf edildi. Kongre güvenlik altına alındı. Burada yaşanan şiddeti en güçlü şekilde kınıyoruz. Bu kutsal koridorlarda yaşanan can kaybının da Kongre’yi savunurken yaralananların da yasını tutuyoruz. Bugün başkentimizi savunduk. Bu tarihi mekanı korumak için görev yerlerinden ayrılmayan kadın ve erkeklere her zaman minnettar kalacağız. Bugün başkenti kaosa sürükleyenler, siz kazanmadınız. Şiddet asla kazanmaz. Özgürlük kazanır. Burası hala halkın meclisi. Burada yeniden toplandığımız sırada dünya demokrasimizin direncine ve gücüne bir kez daha tanık olacak” dedi. 

 

Senato Çoğunluk Lideri Mitch McConnell ise “2020 seçimlerinin kazananını onaylayacağız” dedi ve Trump destekçilerinin eylemini “başarısız bir başkaldırı” olarak değerlendirdi. Pence gibi Cumhuriyetçi Partili olan McConnell, “Suç içeren davranışlar hiçbir zaman Kongre’ye hakim olamaz” dedi. 

 

“Çeteler, haydutlar ve tehditler bizi bu salondan uzak tutamaz” diyen McConnell, ABD halkının ve Senatosu’nun sindirilemeyeceğini söyledi. 

 

McConnell, “Bu akşamüstü Kongre Amerikan halkının iradesini onurlandırma ve Seçiciler Kurulu oylarını sayma sürecine başladı. Bu kutsal görevi iki yüzyıldan uzun süredir her dört yılda bir yerine getirdik. Ülkemiz savaşta da olsa barışta da demokrasimizin saati devam eden silahlı başkaldırı ve iç savaş döneminde bile hep çalıştı. ABD ve Amerikan Kongresi bugün gördüğümüz sorunlu kalabalıktan çok daha büyük tehditlerle yüzleşti. Bugüne kadar bizi engelleyemediler, bundan sonra da engelleyemeyecekler” diye konuştu. 

 

Senato’daki Demokratların lideri Chuck Schumer ise kendisine sadık bir çetenin Kongre’yi yağmalamasında Başkan Donald Trump’ın büyük sorumluluğu olduğunu kaydetti. Schumer 6 Ocak 2021 tarihinin demokrasi üzerinde bir leke olarak kalacağını belirtti. Schumer, gün içinde yaşananları, eski başkanlardan Franklin Roosevelt’in İkinci Dünya Savaşı başlangıcında Japonların Pearl Harbor limanını bombalamasının ardından yaptığı konuşmaya atıfta bulunarak “onursuzluk günü” olarak tanımladı. Olayların kendiliğinden gelişmediğini belirten Schumer, “Başkan’ın desteklediği komplo teorileri, bu çeteleri motive etti, onları başkente getirdi” diye konuştu. Schumer, göstericilerin yasaların gerektirdiği en sert cezalara çarptırılması gerektiğini kaydetti.

 

 

05:30

 

New York’tan Bin Ulusal Muhafız Washington’a Gönderiliyor 

 

New York Valisi Andrew Cuomo, ABD Ulusal Muhafızları’ndan gelen talep üzerine, eyalette görev yapan bin ulusal muhafızı, başkent Washington’a göndereceğini açıkladı. Vali Cuomo yaptığı açıklamada, “New York, Amerikan halkının iradesi ve demokrasinin güvenli, kararlı bir şekilde yerine getirip sürdürmesi için yardım etmeye her zaman hazırdır. Başkente göndereceğimiz ulusal muhafızlarımız eyalette salgına karşı sürdüğümüz mücadeleyi etkilemeyecektir" dedi.

 

 

06:59

 

Kongre İşgali Sonrası Beyaz Saray'dan İstifalar 

 

Kongre’de yaşanan işgalin ardından First Lady Melania Trump’ın iki üst düzey yardımcısı istifa etti. Reuters haber ajansı konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde bunlara yeni isimlerin de eklenebileceğini belirtti. 

 

İstifa edenlerden biri First Lady’nin genel sekreteri Stephanie Grisham. Grisham yaptığı açıklamada “Beyaz Saray’dan ülkeye hizmet etmek benim için büyük bir onurdu. Bayan Trump’ın ekibinde yer alarak farklı yerlerdeki çocuklara yardım edebilmekten ve yönetimin diğer başarılarından çok gurur duyuyorum” sözlerini kullandı. 

 

First Lady’nin genel sekreteri olmadan önce bir yıl kadar Beyaz Saray’ın basın sözcülüğü görevini yürüten Grisham, istifasının nedeninin Kongre’de yaşanan şiddet olayları olup olmadığını ise açıklamadı. 

 

Reuters haber ajansına konuşan kaynaklar istifa edenler içinde Beyaz Saray’ın sosyal faaliyetlerden sorumlu yetkilisi Anna Cristina “Rickie” Niceta ve Beyaz Saray Basın Sözcüsü Yardımcısı Sarah Matthews’un da olduğunu bildirdi. 

 

 

07:39

 

Olaylarda 4 kişi öldü, 52 kişi gözaltına alındı 

 

Trump yanlılarının işgal ettiği ABD Kongresi’nde yaşanan olaylarda toplam 4 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi. Başkent Washington polisinin yaptığı açıklamaya göre, olaylar sırasında biri polis tarafından vurulan bir kadın olmak üzere toplam 4 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. Polis olaylarda 52 kişinin de gözaltına alındığını belirtti.

 

 

08:20

 

Arizona Seçim Sonuçlarına Yapılan İtiraz Reddedildi, Pennsylvania Sonuçlarına İtiraz Değerlendiriliyor 

 

Temsilciler Meclisi, Başkan Donald Trump’a sadık Kongre üyeleri tarafından Arizona eyaletinde Joe Biden’ın zaferine yapılan itirazı reddetti. 

 

Demokratlar’ın kontrolundaki Temsilciler Meclisi 121’e karşı 303 oyla itirazı reddetti. Daha önce Cumhuriyetçiler’in kontrolundaki Senato’da yapılan oylamada da itiraz reddedilmişti. 

 

Seçiciler Kurulu kararlarına itiraz için bir senatörün desteğinde Temsilciler Meclisi üyelerinin yazılı dilekçe vermesi gerekiyor. Gün içinde Kongre işgali sırasında yaşanan olaylar yüzünden birçok senatör ve Kongre üyesi itirazlarını geri çekmeye karar verdi. Ancak alfabetik giden sayım sırasında tek bir senatör, Missouri eyaletinden Cumhuriyetçi senatör Pennsylvania eyaletindeki itirazını çekmemeye karar verdi. Bundan dolayı bu eyalette Joe Biden lehine tamamlanan sonucu Kongre’nin iki kanadı yeni bir oylamayla onaylayacak ya da reddedecek. 

 

Kararın ardından Kongre’nin iki kanadı da ayri ayrı oturum yapmak uzere genel kuruldan ayrıldı. Uzmanlar itirazlara rağmen kararların sonucu değiştirmesini beklemiyor.

 

 

08:48 

 

FBI Şiddet Olaylarına Karışanları Tespit Etmek İçin Yardım İstedi 

 

Federal Soruşturma Dairesi'nin (FBI) Washington bürosu, Twitter paylaştıkları mesajla Kongre'deki şiddet olaylarına karışanları tespit etmek için halktan yardım istedi. FBI her türlü ihbar ve görselin değerlendirmeye alınacağı bildirildi.

 

 

08:49

 

Senato Pennsylvania Sonuçlarına İtirazı Reddetti 

 

Senato, Pennsylvania eyaletinde Joe Biden'ın zaferine yapılan itirazı reddetti. 

 

3 Kasım’da yapılan seçimlerde eyaletlerin Seçiciler Kurulu üyelerinin oylarının sayıldığı Kongre'nin iki kanadının ortak oturumunda Pennsylvania'dan gelen sonuçlara bazı Cumhuriyetçiler tarafından itiraz edilmişti. İtiraz hem Temsilciler Meclisi hem de Senato'dan en az bir üyenin desteğini alması nedeniyle geçerli sayılmıştı. 

 

Bunun üzerine Seçiciler Kurulu oylarının sayıldığı ortak oturuma ara verildi ve her iki kanatta itirazın tartışmak üzere en az iki saat sürecek ayrı oturumlar başladı.

 

Senato'daki itiraz oturumunda hiçbir senatörün söz almaması üzerine doğrudan oylamaya geçildi ve itiraz 7'ye karşı 92 oyla reddedildi. 

 

Bu arada Senato Cumhuriyetçi Çoğunluk Lideri Mitch McConnell, eyaletlerden gelen sonuçlara bugün başka bir itirazın olmasını beklemediğini söyledi. 

 

Pennsylvania'dan önce de Arizona için itiraz mekanizması her iki kanattan en az bir üyenin desteğini alması üzerine devreye sokulmuştu. İtiraz, oturumların ardından yapılan oylamada reddedilmişti.

 

 

11:17

 

Temsilciler Meclisi de Pennsylvania Sonuçlarına İtirazı Reddetti 

 

Pennsylvania eyaletinde Joe Biden'ın zaferine yapılan itiraz Senato’nun ardından Temsilciler Meclisi’nde de reddedildi. 

 

İki saat süren tartışma oturumunun ardından yapılan oylamada 282 üye itirazın aleyhine oy kullanırken, itirazı destekleyen üye sayısı138’da kaldı. 

 

Senato da daha önce yaptığı oylamada 7’ye karşı 92 oyla Pennsylvania sonuçlarına itirazı reddetmişti. 

 

Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, oylamanın sonuçlanmasının ardından, Seçiciler Kurulu oylarının sayıldığı Kongre'nin iki kanadının ortak oturumunun tekrar başlayacağını açıkladı.

 

 

11:45

 

Kongre Seçim Sonucunu Onayladı 

 

ABD Kongresi 3 Kasım’da yapılan seçimlerin Seçiciler Kurulu sonucunu onayladı. Böylece Başkan Donald Trump’a karşı 232’ye 306 delege oyu toplayan Demokrat Joe Biden’ın zaferi, 14 Aralık’ta Seçiciler Kurulu’nun onayının ardından Kongre’den de resmi onayı almış oldu. 

 

Başkan Yardımcısı Mike Pence’in başkanlık ettiği Temsilciler Meclisi ve Senato’nun ortak oturumunda her bir eyaletten seçici delegelerin oyları alfabetik sırayla sayıldı. 

 

Sayım sırasında Pennsylvania ve Arizona eyaletlerinden gelen sonuçlara Kongre’nin her iki kanadından bazı Cumhuriyetçiler itiraz etti. İtiraz iki kanattan en az birer üyenin desteğini aldığı için geçerli sayıldı ve bunun üzerine ortak oturuma ara verilerek hem Temsilciler Meclisi hem de Senato’da bu itirazlar tartışıldı. İki itiraz girişimi de yapılan oylamalarda reddedildi. 

 

Bu iki eyaletten başka eyaletlere itiraz gelmemesi üzerine, seçici delegelerin oylarının sayımı sonucunda Biden’ın zaferi tasdik edildi. Sonucu oturuma başkanlık eden Mike Pence açıkladı. Pence, Joe Biden ve Kamala Harris'in ABD Başkanı ve Başkan Yardımcısı seçilmek için gereken delege oyuna ulaştığını ve 20 Ocak'ta görevlerine resmen başlayacaklarını belirtti. 

 

Aslında ABD başkanlık seçimlerinin sonuçlarını belirleyen delege oylarının Kongre ortak oturumunda sayılması genellikle rutin, törensel bir süreç. Ancak Başkan Donald Trump'ın Demokrat Joe Biden'ın zaferine meydan okuyan girişimleri nedeniyle bu seçimlerdeki oylama öncekilerden çok farklı bir ortamda yapıldı. Seçimlere hile karıştığını iddia eden Başkan Trump’ı desteklemek için başkente gelen binlerce gösterici Kongre binasına yürüdü. Göstericilerden bazıları Kongre’deki barikatları aşarak genel kurul salonuna kadar girdi, silahların ateşlendiği haberleri geldi. Gerilimin artması üzerine Kongre’deki oturuma ara verildi ve Kongre üyeleri tahliye edildi. 

 

Washington’da Kongre binası önünde ve içindeki olaylarda toplam 4 kişi hayatını kaybetti, 52 kişi de tutuklandı. 

 

Binada güvenliğin tekrar sağlandığının açıklanması üzerine saatler sonra ortak oturum kaldığı yerden devam etti. 

 

 

12:18

 

Trump: “20 Ocak’ta Düzenli Bir Geçiş Süreci Olacak” 

 

Başkan Donald Trump, Kongre’nin Seçiciler Kurulu sonucunda 3 Kasım seçimlerini Demokrat Joe Biden’ın kazandığını resmen onaylamasının ardından bir açıklama yayınlayarak, 20 Ocak’ta iktidarın düzenli şekilde devir-tesliminin olacağını belirtti. 

 

Twitter hesabına geçici süreyle paylaşım engeli getirilen Trump açıklamasını, sosyal medya direktörü Dan Scavino’nun Twitter hesabı üzerinden yaptı. Açıklamasında Trump, “Seçimlerin sonucuna tamamen katılmasam da ve gerçekler de beni doğrulasa da, yine de 20 Ocak’ta düzenli bir geçiş süreci olacak” dedi. 

 

Trump, “Sadece yasal oyların sayılmasını sağlamak için mücadelemizi sürdüreceğimizi her zaman söyledim. Bu, başkanlık tarihinin en harika ilk döneminin sonu olsa da, Amerika’yı Tekrar Güçlü Yapmak için verdiğimiz mücadelenin sadece bir başlangıcı” ifadesini kullandı.

 

https://www.amerikaninsesi.com/a/abd-amerika-kongre-binası-canli-blog-abd-secimleri-washington/5727446.html

 

 

 

 

 

 

https://sinifsiztoplumplatformu.blogspot.com

https://cahit-celik.blogspot.com

26 günde 766 dakika AKP yayını yapan Olay Tv, toplam 51 dakikalık HDP yayını bahane edilerek kapatıldı!

Candan Yıldız

 

 

İş insanı  Cavit Çağlar ’ın yüzde 100 lisans hakkına sahip olduğu Olay Tv, iş insanı Hüseyin Köksal ’ın sermaye koymasıyla 30 Kasım’da yayın hayatına başladı. 

 

“Habercilik fabrika ayarlarına dönüyor” sloganıyla yayın hayatına başlayan kanal sadece 26 gün yayında kalabildi. 25 Aralık’ta Nevşin Mengü’nün sunduğu Ana Haber’de kanalın genel yayın yönetmeni  Süleyman Sarılar yayına çıkarak süreçle ilgili bilgi verdi ve iş insanı Cavit Çağlar’ın kendisine baskı altında olduğunu söylediğini aktardı. 

 

Çağlar ise ekranın karardığı akşam “Olay Tv yayın ekibinin yaptığı yayınlar beni rahatsız etti” diyerek kanalı kendisinin kapattığını ima etti. Süleyman Sarılar ise 26 günlük yayın boyunca Çağlar’ın her hangi bir rahatsızlığını dile getirmediğini söyledi. 

 

Türkiye medya tarihine belki de en hızlı yayın kapatma olarak geçecek Olay Tv’nin yayın lisans hakkı Cavit Çağlar’da. 180 medya çalışanının istihdam edildiği kanal başka bir isim ve başka bir mecra ile yoluna devam edecek. 

 

T24’ün sorularını yanıtlayan gazeteci Süleyman Sarılar HDP gerekçesi olmasa da kanalın kapatılacağını söylerken partilere göre canlı yayın sürelerini paylaştı. 766 dakika ile AKP açık ara öndeyken, HDP’nin canlı yayın süresi sadece 51 dakika. 

 

TBMM Tv’den canlı olarak verilen HDP’nin Meclis Grup toplantısının Olay Tv’den yayınlanmasını devlete meydan okuma” olarak yorumlayan Çağlar’ın kanalı satmak istediğini ama izin verilmediğini belirten Sarılar, iş insanı Cavit Çağlar’ın “mağdur” olduğunu ifade etti. 

 

Sarılar baskı olacağını öngördüklerini ama kapatılmayı beklemediklerini, yeni bir mecrada devam etmeleri durumunda mevcut yayın çizgisinden geri adım atmayacaklarını vurguladı. 

 

“İp baştan koptu”

 

Sizce ip ilk nerede koptu? Bunu şu bağlamda soruyorum; kanal açılmadan çıkan bazı haberlerde  “Ekrem İmamoğlu yanlısı kanal” iması vardı. Sonrasında Digiturk’e giremediniz, RTÜK’ten HD yayın lisansı alamadınız. Engellenmeyle karşılaşacağınız işaretleriydi bunlar. Bunlara rağmen yola çıktınız. İp nerede koptu?

 

Aslında ip en başında koptu. Çünkü Türkiye'de medyaya girmek isteyen iş adamlarının önünde büyük bir engel var. Bu engel, lisans, yayın lisansı engeli. RTÜK, iktidar yanlısı yayın yapmayan, yapmayacak hiç kimseye lisans vermiyor. Dolayısıyla yayıncılık yapamıyorsunuz. Bu ipin başta kopmasının nedeni aslında Türkiye’deki yayın sisteminin  nasıl düzenlendiği ile doğrudan ilintili. Hüseyin Köksal bir televizyon yaratmak üzere yola çıktığında yapabileceği tek bir şey vardı ya RTÜK’e başvurup yeni bir lisans talep edecek ki bu yıllarca sürüyor ve verilmiyor yeni bir lisans ya da lisansı olan bir insanla birlikte yola çıkacaktı. Cavit Çağlar ve Hüseyin Köksal’ın babası geçmişte birlikte iş yapan, bir birini tanıyan insanlar. Tanışıklıkları oradan geliyor. 

 

Cavit Çağlar ile Hüseyin Köksal’ın buluşması rastgele değil yani?

 

Aile ilişkisi var, babasıyla tekstilden bir tanışıklığı var. Olay Tv maddi imkânsızlıklar yüzünden 2019’da yayınına ara vermiş, lisansı var. Lisansın, şirketin tamamı yüzde 100 Cavit Çağlar’a ait. Belirli bir ortaklıkla anlaşıyorlar ve bu kanalı yeniden yayına sokmak istiyorlar. Kanalı kurmak üzere Nuri Çolakoğlu ile birlikte yola çıkıyorlar. 

 

Orada bir parantez açalım. Nuri Çolakoğlu aslında Cavit Çağlar'ın mesleki anlamda iyi bildiği bir isim. NTV’nin kuruluş görevini Cavit Çağlar o dönem Nuri Çolakoğlu’na vermişti. Yani Çolakoğlu ismi bir tercih?

 

Çolakoğlu öylesine seçilen bir isim değil. Nuri Çolakoğlu’nun seçilmesi değil ipi koparan. İpi  koparan nasıl bir televizyon yayıncılığı, haberciliğin yapılacağına ilişkin karar, kararlılık. Türkiye gerçekten müthiş bir kutuplaşmanın içindeyken, ki bütün bu kutuplaşma Türkiye’ye çok zarar veriyor,  daha makul, herkesin izleyebileceği, herkese eşit duran bir merkez medyaya ihtiyaç var tespiti ipin kopmasına sebep oldu. Çünkü Doğan Grubu’nun oyun dışı kalması, satılmasıyla birlikte merkez medyada müthiş bir boşluk olduğunu herkes kabul ediyor. Nuri Bey, Cavit Çağlar ve Hüseyin Köksal da bu boşluğu doldurma amacıyla bir televizyonu yayın hayatına sokmak istediler. 

 

“Çağlar herkese eşit mesafede yayın çizgisine ikna olmasa neden girsin”

 

Cavit Çağlar ikna o zaman, merkez medya konusunda? 

 

Evet, herkese eşit mesafede , kutuplaşmayı azaltacak bir kanal… İkna olmasa neden girsin. Hani bu siyasal gerilimi de biraz azaltmak, belki mümkün diye de düşündüler. Şimdi merkez medya yaratmak üzere, merkezde yer almak üzere yola çıkıldığında merkez medyayı istemeyenlerin hışmına daha başlangıçta uğradıklarını biliyorum. 

 

Ne gibi? 

 

Ben geldiğimde ve hani buradaki haberciliğe ilişkin bir perspektif oluştuğunda buraya alınacak isimlere karşı çıkılmaya başlandı. 

 

Kim rahatsız oldu?

 

Türkiye’de böyle bir medyadan rahatsız olacak kim varsa o. Türkiye’de merkez medyayı ortadan kaldıran kimse o. Türkiye’de medyayı kontrol güç kimde ise o. 

 

“İsme gerek yok herkes biliyor”

 

İsim verebilir misiniz?

 

Hani bir isim zikretmenin bir manası yok, bunu herkes biliyor. Evet, kurumlar var bu ülkede, evet bu kurumları harekete geçirecek bir irade var, bir iktidar var, bunu da herkes bilir, herkes biliyor. 

 

Siz çok uzun yıllardır medyanın içindesiniz. ‘Andıç’lar gördünüz. Sonra ‘Alo Fatihler’… Bu dönemle kıyaslar mısınız?

 

Demokrasileri tam oturmamış ülkelerde iktidarlar maalesef medyayı çeşitli yöntemlerle hep  kontrol altına alıyor, almayı becerebiliyor. Dolayısıyla Türkiye’de her iktidar medyayı kontrol altına almak, kendi çıkarları doğrultusunda kamuoyu oluşturmak ister, istemeye devam ediyor.  Benim 37’inci yılım meslekte, hani geriye dönüp kıyasladığımda ben bu dönemin Türkiye'nin basın özgürlüğü açısından en ağır dönemi olduğunu söyleyebilirim. 

 

Bunu bireysel bir deneyim olarak mı söylüyorsunuz yoksa basın özgürlüğü endekslerine bakarak mı?

 

Bunu içinde yaşamış biri olarak söylüyorum. Zaten bu söylediğimi rakamlar da destekliyor. O basın endeksinde Türkiye’nin düştüğü yerde hani oturup Batı’daki üç tane insan Türkiye’nin yerini buraya düşürelim demiyor. Herkes bunu görüyor zaten. Dolayısıyla ben bizzat içinde yaşayarak bu deneyimi aktarıyorum. Ben 1983 yılında gazeteciliğe başladığımda sıkıyönetim vardı. Kenan Evren devlet başkanıydı, hani yasaklar gelirdi, haberler yasaklanırdı ama hiçbir dönemde demeyim ama bu dönemki kadar tek sesliliğe mahkûm edilen bir Türkiye medyası olmamıştı.

 

“Baskıyı öngörüyorduk ama kapatılmayı değil”

 

Peki Olay Tv’ye dönersek; öngörebildikleriniz vardı mutlaka ama kapatılmayı öngörüyor muydunuz? 

 

Baskı olacaktı biliyoruz. Türkiye’de bağımsız haberciliğe soyunup da güllük gülistanlık bir yayın ortamı olacağını kimse söyleyemez, kimse de zaten öyle bir şey olmayacağını bilmiyor değildi. Esas mesele bizim yayına başladığımızda başladı. Hani  bağımsız ve herkese eşit lafını herkes söyler, herkes bugün iktidar yanlısı ya da iktidarın tam karşıtında  yayın yapan kuruluşlara gidin, biz herkese eşit mesafedeyiz derler. Biz de bunu söyledik ama bunu söylemekle değil bizzat yayınlarımızla bunun örneklerini sergilemeye başladığımızda esas rahatsızlık, esas sorunlar çıkmaya başladı. Kapatılmayı ön görmüyordum ben açıkçası. Evet RTÜK’ten engellenecektik. Evet platforma girmemiz engellendi, ama ben tümüyle kapatılacağımızı  hiç öngörmedim. Hani baskı altına alınmaya çalışılacağız, belki cezalarla susturacaklar bizi,  belki bir iki gün kural hatası yaptın diye kapatacaklar diye düşünüyordum ama tümüyle ekranın kararacağını hiç var saymadık. 

 

İronik bir soru soracağım. Kapatıldı kanal ama buna rağmen daha özgür hissediyor musunuz?

 

Daha özgür hissediyorum kendimi. 

 

Neden?

 

Artık sosyal medya, kitlelere ulaşma araçları, çok daha imkân tanıyor insana. Ben geleneksel medyada başladım gazeteciliğe, basılı kâğıt ile başladım. Hani burada engellendiysem başka bir yerde aynı ekip arkadaşlarımla birlikte bir dijital alanda yine aynı gazeteciliği yapacağıma olan inancım beni daha özgür hissettiriyor. 

 

“Yayın çizgimizden geri adım atmayacağız”

 

Peki, yola bir şekilde devam edeceğinizi söylediniz. Hatta şöyle formüle ettiğiniz bir alıntıyla, ‘ya bir yol bulacağız ya bir yol yapacağız’. O arayışlar sürüyor mu ve yelpaze geniş mi? 

 

Yayıncılık açısından her şey mümkün, şu anda masada. Hüseyin Bey bir değil bir kaç tane televizyonla, bir sürü televizyonla görüşüyor, hani belki dijitalde yayın yaparız ama yollar tükenmiş değil. 

 

Peki uzun sürecek mi yayına geçmeniz?

 

Ben çok uzun sürmeyeceğini biliyorum, tahmin ediyorum. Yani yarın dijitalden yayına başlamamız için hiçbir engel yok. Altyapı olarak hazırız, ekip olarak hazırız, habercilik anlayışı olarak hazırız, yarın dijitalden başlamak için gerçekten hiçbir engel yok. 

 

Burada 180 tane meslektaşımız çalışıyor. Ona geleceğim ama şunu merak ediyorum, Süleyman Sarılar ve Süleyman Sarıların da arkasında duran Hüseyin Köksal ve yayın çizgisini oluşturduğunuz bütün ekip olarak bu yaşadıklarınızdan sonra geri adım atacak mısınız yayın çizginizden? 

 

Yayın çizgimizden geri adım atmayacağız, çünkü bizim en iyi bildiğimiz şey herkese aynı mesafeden bakmak. Gazetecilik bir temas ve mesafe ayarlama işidir, biz aynı haberciliği devam ettireceğiz. Bizden şu partiyi, bu partiyi destekleyen bir yayın yapmamızı kimse beklemesin. 

 

“Cavit Çağlar’ın Taha Dağlı ile görüşmesi baskının, kimlerin rahatsız olduğunun fotoğrafı”

 

Hep listeden söz edildi. Taha Dağlı da dedi ki Cavit Çağlar benle görüştü. Ama Taha Dağlı şöyle bir şey söyledi 6-7 kişilik bir ekipten söz ediyoruz. Liste bu kadar mıydı?

 

Ben listedekileri biliyorum hani kimlerle görüşüldüğünü biliyorum, bu listenin nereden geldiğini de biliyorum. Bir kanal yönetecek kadar bir yönetici listesiydi birinci liste. Bu listeyi isim isim söylemenin bir manası yok. Burada benimle birlikte gelen bütün yöneticilerin yerine bir isim listesi dayatıldı. 

 

Cavit Çağlar gibi Türkiye’nin en kritik zamanlarında bakanlık yapmış, NTV gibi ana akım medyanın kuruluşunu hayata geçirmiş, devletleri barıştıran bir ismin başka bir görüşme yapması sana mantıklı geliyor mu?

 

Hayır, şöyle mantıksız geliyor, kendiliğinden gidip, bu kanal kurulurken bahsedilen isimlerle yola çıkabilirdi. Cavit Bey o bahsettiğin isimle görüşebilirdi neden görüşmedi de neden bizimle yola çıkıldı? Bu sorunun cevabı ne kadar baskı gördüğünü ve yeniden buradaki insanların yayın çizgisinden kimlerin rahatsız olduğunu, ne kadar baskıya maruz kaldığının fotoğrafı aslında. 

 

“Cavit Çağlar da mağdur; satmak istedi sattırmadılar”

 

Peki Cavit Çağlar için sizce film nerede koptu? Çünkü sermaye koymadığı açık, kaybedecek çok şeyi yok yorumu yapılabilir. Zira Serpil Yılmaz’a yaptığı açıklamada ticari faaliyetinin iki otelle sınırlı olduğunu söylemişti. 

 

Cavit Çağlar da mağdur, o da mağdur duruma düşürüldü. NTV’yi kuran, bakanlık yapmış bir iş adamı. 26 günün sonunda televizyonunu kapatmak durumunda kalıyorsa, aslında o da mağdur, o da bu baskının mağduru. Satıp çıkabilirdi ama Türkiye’de kendi malını bile satamıyorsun. Türkiye öyle bir iklimde yaşıyor. 

 

Cavit Çağlar kuruluşunda yer aldığı kanal için "HDP Grubu yayını Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı yapılmış bir hareket" dedi. Neye dayanarak mağdur olduğunu söylüyorsunuz? 

 

Öyle demek zorunda bırakıldı. Kendi malını satamadığı için de mağdur. Satmak istedi sattırmadılar. 

 

“AKP 766 dakika HDP 51 dakika”

 

Siz Cavit Çağlar’ın size siyasi baskı altında olduğunu söylediğini aktardınız. Ama Cavit Çağlar “Süleyman Sarılar doğru söylemiyor, on gündür konuşmadım” dedi. Kamuoyunu ikna edebildiğini düşünüyor musunuz Cavit Çağlar’ın?

 

Kamuoyunu ikna etmek değil ama baskının boyutunu göstermesi açısından ilginç, ben öyle okuyorum. Ne diyebilirler Olay Tv’nin kapanması hakkında? Bunun kapanmasına neden olanlar, bu kadar baskıyla kanal kapatanlar ne diyebilir? Diyebilecekleri bir şey yoktu. Ben açıkça söylüyorum, bu kanal baskı üzerine kapandı. Hani, zaten işin doğasına aykırı. Bir kanal açılıp 26 gün sonra kapanıyorsa, hani kapatana neden kapattın demekten çok bunu yaratan iklimi sorgulamamız lazım. Hani bir  insan hevesle gelip açtığı bir kanalı 26 gün sonra niye kapatır? Şimdi Olay TV’nin 26 günlük yayını boyunca hangi partinin ne kadar süre haber olduğunu paylaşacağım. 

 

Arkadaşlarım şimdi paylaştı aktarıyorum. Bunlar canlı yayın rakamları: AK Parti toplam 26 günde 766 dakika, 12 saniye. CHP yayınları, doğrudan canlı yayınlardan bahsediyorum, 605 dakika 3 saniye. MHP yayınları 194 dakika 18 saniye. İyi parti yayınları 72 dakika 9 saniye. HDP 51 dakika 3 saniye. 

 

Siz AKP nedeniyle kapatılmışsınız… 

 

Galiba (Gülüyor). Hani bir partiden yana yayın yaptıysak, bizim kapatılma nedenimiz her halde AK Partinin 766 dakikalık yayın süresine sahip olması. Tablo çok net. Ama bizim Meclis’te bulunan her partinin grup toplantılarını yayınlama kararımız vardı, yayınladık. Hani bu dakikaların diğer partiler için bu kadar az olmasının nedeni belki partilerin konuşma süreleri o kadardır, onunla da ilintilidir. Ama açık ara  AK Parti önde. 

 

Bunların devamı da gelecek, bunlar sadece canlı yayınlar. Arkadaşlarım yaptığı haber paketlerinin de süreleri çıkarıyor. Onları da paylaşacağım. Bu çamur bizim üzerimizde tutmaz. Hani legal, parlementoda temsil edilen, Meclis’i yöneten bir partinin yayınını yaptık diye suçlanmak bile Türkiye’deki demokrasi iklimini göstermesi açısından ilginç. 

 

“HDP olmasaydı da kapatılırdık”

 

Tam konuya girmişken. Varsayalım ki HDP nedeniyle kapatıldınız. HDP mevcut iklime uygun bir gerekçe, neden. HDP olmasaydı da kapatılır mıydınız?

 

Kapatılacaktık. Maalesef Türkiye neleri tartışıyor? Bu kadar garip ve eksen kaydırıcı bir tartışma olabilir mi? AK Parti yayını yaptım diye kapatılabilirdik, CHP yayını yaptık diye kapatılabilirdik, HDP yayını yaptık diye kapatılabilirdik, MHP yayını yaptık diye de kapatılabilirdik, İyi Parti yayını yaptık diye de kapatılabilirdik. Bakın beş tane parti saydım, bu beş tane parti Meclis’te varlar. Seçilmiş milletvekilleri görev yapıyor. HDP Meclis Başkanvekili Meclis’i yönetiyor. Türkiye’nin yaşamsal konularında kanun yapıyorlar ve oy veriyorlar. HDP yayını yaptın gibi garip bir şey olabilir mi? 

 

 “Türkiye yanlısı” çizgisinde olmadığınız söylendi. Sizce medya buraya nasıl geldi? 

 

Ne demek “Türkiye yanlısı” yayın. Bu ülkenin insanıyız hepimiz, Türkiye’de olan biteni yayınlıyoruz. Bence burada Türkiye yanlısı yayın derken, galiba iktidar yanlısı yayın kastediliyor. İktidarın çizdiği çerçeveden bakmayan herkes Türkiye karşıtı mı? Bu kadar iktidar odaklı bir tanımı kabul etmiyorum. Gazetecinin de kabul etmemesi lazım. Türkiye yanlısı ya da Almanya yanlısı ya da Mısır yanlısı diye bir şey yok gazetecilikte. Gazeteciliğin evrensel ilkeleri var evrensel kuralları var. Verdiğin haber doğru mu, gerçek mi eğmeden bükmeden mi verdin, gazetecilerin temel kurallarına, temel ilkelerine uydun mu uymadın mı, buna bakılır. Ben böyle tanımları ayıp buluyorum. Gazetecilik ilkeleri vardır, gazeteciliğin temel kuralları vardır, biz onlardan ayrılmadan yayın yaptık. İktidar yanlısı olmadık, herhalde kastettikleri o. 

 

“Çağlar 26 gün boyunca ‘rahatsızım’ demedi”

 

Peki, siz 26 gün boyunca Cavit Çağlar’ın en ufak bir müdahalesinin olmadığını söylediniz. Cavit Çağlar sizce neden vazgeçti?  

 

Ben şunu biliyorum, liste geldiğinde Cavit Bey listedeki insanlarla görüştü, hani tanımadığı insanlardı bunlar. 26 günlük yayın politikamızdan ‘rahatsızım’ demedi. Ama şu garip değil mi?  Bu ekibin yaptığı yayın politikasından rahatsızsanız, dükkânı kapatmazsınız. Hani değiştirirsiniz bu ekibi ya da dersiniz ki ben bu yayın politikasından rahatsızım böyle yapmayın. Dükkânı tam kapatıp, şalteri indirip televizyonu siyaha düşürüyorsan, ya da düşürtülüyorsa bu bir yayın politikası rahatsızlığı olamaz. En azından bu siyaha düşüren patronun iradesi olamaz. 

 

Nuri Çolakoğlu neden gitti? 

 

Kanal yayına geçmeden gitti. O da mevcut baskılardan dolayı gitti diye tahmin ediyorum. 

 

Hiç aradı mı sizi? O nasıl bir duygu yaşamış ekran karartıldığında? 

 

Çok üzüldüğünü biliyorum, çok üzüldüğünü bana iletti. Ben de üzgünüm, bizim temel işimiz gazetecilik, habercilik, bir mecrada yayın yapmak. Kapatanlar utansın. 

 

26 günlük yayın boyunca size şaşırtan destek telefonları ya da mesajları aldınız mı?

 

Başladığımızda yayıncılığımıza, iktidar çevrelerinden verilen destek, beni doğru yaptığımız konusunda umutlandırmıştı. 

 

Böyle bir yayına, kanala ihtiyacımız vardı mı dediler?

 

Aynen öyle. Biz Türkiye’nin bütün siyasal görüşlerine ekranımızı açtık, onlardan beklediğimden daha fazla destek gördük bu yayın politikası için. Türkiye’nin gerçekten buna çok ihtiyacı var cümlesini en beklemediğimiz insanlardan bile duydum. Bu iktidarın içinde yer alan insanlar bu cümleleri kurdular. Bizim yayınımıza katıldılar, buradan belli. 

 

Ekran karardı… Sonrasında ne oldu? 

 

Aslında hepimiz birlikte yarattığımız bir bebeğin, canlının bir güç tarafından boğulduğunu, öldürüldüğünü hissettik, en azından ben öyle hissettim. Bir sürü arkadaşımız da benzer ifadeler kullandılar. Ama galiba o gün ekip olduk. Hani 26 gün çok uzun bir süre değil çünkü, çok farklı siyasal görüşten çok farklı inançtan gelen insanlar var burada ama hepsinin tek ortak özelliği gazetecilik. Bağımsız gazetecilik yapma isteğiydi. O akşam ekran karardığında, hepimiz birbirimize sarıldık, birbirimize kenetlendik. 

 

“180 kişilik ekiple devam edeceğiz”

 

Kanal çalışanlarının durumu ne olacak?

 

Biz 180 arkadaştık. Daha kadrolarımıza katacağımız 15-20 kişi daha vardı. Çünkü biz 24 saat yayın yapıyorduk. Buraya bir sürü yerden istifa edip gelen arkadaşlarımız vardı, çalıştıkları kurumun haberciliğinden rahatsız olup istifa edip gelenler vardı. Sektördeki ağır işsizlikten bunalmış, işsizlik kıskacında bir sürü arkadaşımız bizimle yola çıktı. Burası bir yeni kapı olmuştu yeni bir alan açmıştı. Bu ekiple devam edeceğiz. 

 

Demokrat Parti döneminde “besleme basın” tabiri vardı. Bugüne teşmil edersek iktidar sermaye ilişkilerinin medyayı nasıl etkilediğini düşünüyorsunuz?

 

İktidar eliyle medya yeniden dizayn edildi. Uzun yıllar çalıştığım Doğan Grubu’nun, Aydın Bey’in bütün sektörden çıkmak zorunda kaldığını herkes biliyor. İlan vermeyerek, ilanlar kesilerek, yani muhalif medya demek bile garip geliyor bana ama iktidar güdümünde yayın yapmayan, iktidarın istediği yayını yapmayan medya kuruluşlarının ilanı keserek, nasıl hizaya sokulmak istenildiğini, ekonomik olarak öldürülmek istendiğini hepimiz biliyoruz. Hani bu yetmiyor, televizyonlar için, bir RTÜK sopası sallanıyor. Ben Kanal D’den biliyorum, aynı görüntüyü yayınlayan iktidara destek veren kanalların hiçbirine ceza yazılmazken bize ceza yazıldığını biliyorum. Aynı görüntü, çünkü ajanstan gelen bir görüntüydü. Şimdi bana kimse kanunlar neyse o uygulanıyor demesin, kanunlar birileri için uygulanıyor birileri için uygulanmıyor bunu biliyoruz. Dolayısıyla buradaki medyanın dizaynı iki yolla sağlanıyor, bir tanesi doğrudan;  Ziraat Bankası para koyarak Doğan Medya’yı bir işadamı satın aldı. Ziraat Bankası’nın parasıyla, kendi parası olmadan satın aldı, bunu biliyorum, herkes biliyor. Satın alamadıklarını cezalarla, sopalarla susturmaya çalışıyor. 

 

Cavit Çağlar hiç aradı mı sizi?

 

Kapandıktan sonra aramadı. 

 

Ararsa ne dersin?

 

Ararsa onun da bir mağdur olduğunu söylerim. Kamuoyuna söylediğim şeyi söylerim yani. Gerçekten o da bir mağdur, samimi duygumu söylüyorum. Yani bir insan 26 gün sonra televizyonunu kapatıyorsa, bu bir mağduriyet. 

 

Ama devam edeceğim diyor? 

 

Ben devam etsin isterim. Sonuçta bir medya çalışanı olarak, yeni medya gruplarının yayına başlamasını, bu sektöre hareket gelmesini, sermaye girişi olmasını isterim. Sonuçta Olay Tv yeniden hayata başlarsa istihdam yaratacaktır, meseleye böyle bakıyorum. 

 

Siz öyle bir  bir ihtimal veriyor musunuz? Yani yeniden medyaya girer mi sizce Cavit Çağlar?  

 

Yani girince başına geleni gördü, bilemiyorum. 

 

“Yeni kanala da baskı gelebilir ama yeniden deneyeceğiz”

 

Diyelim x kanalının lisansını kiraladınız ya da satın aldınız. Ona da baskı gelebilme ihtimali sizi ürkütüyor mu?

 

Evet oraya da baskı gelecektir. Burada hedeflenen Türkiye’de tek sesli bir medya ya da iki sesli bir medya. Ya iktidar yanlısısın ya iktidar karşıtısın. Bu kutuplaşmaya itiyor medyayı. Bunun dışına çıkmak isteyenler boğuluyor, biz niye boğulduk bundan dolayı boğulduk. Evet bir kanal alındığında baskı gelecektir, ama ne yapalım denemeyelim mi? Duralım mı gazeteciler olarak? Mevcut bu kutuplaşmaya ve kavgaya odun mu taşıyalım? Ben taşımak istemiyorum. Benim gibi düşünen onlarca meslektaşımın da bu kutuplaşmadan bu kavgadan çok yorulduğunu ve istemediğini biliyorum. 

 

Kapatılan Olay Tv’nin genel yayın yönetmeni olarak değil de 37 yıllık bir gazeteci olarak yanıtlamanı isteyeceğim. HDP milletvekili Dilşat Canbaz, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle verilen soru önergesinde “Olay Tv’nin kapatılmasında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın baskısı var mıdır?” sorusu soruldu. Fahrettin Altun bu soru önergesiyle ilgili “HDP’li bir şahıs beni suçlayan bir soru önergesi vermiş, HDP’nin de onun efendilerinin de hedefinde olmak bir şereftir” dedi. Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle verilen bir soru önergesine Fahrettin Altun’un yorum yapması garip değil mi?            

 

Ne diyeyim, bir gazeteci olarak garip buluyorum. 

 

Kanalın diğer ortağı Hüseyin Köksal 78 doğumlu, genç bir iş adamı, aileden üçüncü kuşak bir yönetici, onu ikna eden şey kutuplaşmayı azaltacak bir yayıncılık mı yoksa ticari kaygılar mı sizce?

 

Türkiye’de şu andaki kutuplaşmadan rahatsız olmayan yok, herkes rahatsız. Bu kutuplaşmayla Türkiye daha ne kadar gidebilir, bence gidemez. Toplumsal olarak da gidemez. Bu kutuplaşmanın yarattığı olumsuz havanın, olumsuz iklimin iş dünyasına ne kadar zarar verdiğini de biliyoruz. Her halde bu kutuplaşmaya karşı yapabileceğimiz bir şey var mı deyip yola çıktı diye düşünüyorum. 

 

“Çağlar, kapatacağım diye bu yola çıkmadı”

 

Cavit Çağlar’dan ne bekliyordunuz ki yönünde eleştiriler de var ? Bu konuda ne diyeceksiniz? 

 

Hani şunu demek istiyor meslektaşlarımız; Cavit Çağlar ile yola çıktıysan başına bu gelecekti bunu önceden bilmeliydin ve niye yola çıktın? Ben tekrar dönüp diyorum ki ben yine denerim, yine denerim, yine denerim. Hani Cavit Çağlar bu kanalı 26 gün sonra kapatacağım diye yola çıkmadı ki. 

 

Kanal Hüseyin Köksal’ın sermayesi ile mi kuruldu? 

 

Evet, evet. Onun sermayesi. Hani başta da söylediğim şey; Türkiye’de medyada özellikle televizyona yatırım yapacak iş adamının önündeki en büyük sorun lisans sorunu. RTÜK lisans vermiyor. Mecbur kalıyor bir işadamı bir lisans sahibiyle anlaşmaya. Başka türlü yayın hayatına başlayamıyorsunuz. 

 

Hüseyin Köksal ne dedi bu süreç için?

 

İşin bu noktaya gelmesinden dolayı çok üzgün ama bu ekiple de yola devam etmek istediğini, bu ekiple birlikte yol alacağını, söyledi, söylüyor, söylemeye de devam ediyor. Bir yol bulacağız diyor. 

 

01 Ocak 2021

 

https://t24.com.tr/haber/suleyman-sarilar-26-gunde-766-dakika-akp-yayini-yapan-olay-tv-toplam-51-dakikalik-hdp-yayini-bahane-edilerek-kapatildi,923910

 

 

 


 

https://sinifsiztoplumplatformu.blogspot.com

https://cahit-celik.blogspot.com